top of page

Yapay Zekâ Çağında İngilizce Dersinde Süreç Odaklı Ölçme: Öğrencinin AI Çıktısını Değil, Öğrenme Yolculuğunu Değerlendirmek

  • Yazarın fotoğrafı: ufuk solmazlar
    ufuk solmazlar
  • 26 Ağu
  • 7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 27 Ağu

Öğretmenin yeni rolü karar tasarımcılığıdır.

Yapay zekâ, İngilizce öğrencisinin birkaç saniye içinde düzgün görünen bir paragraf üretmesini sağlayabilir. Ancak düzgün görünen bir paragraf, tek başına öğrenmenin kanıtı değildir. 2026’da asıl soru “Bu metni yapay zekâ mı yazdı?” değil, “Öğrenci bu metni nasıl planladı, nasıl sorguladı, hangi geri bildirimle geliştirdi ve kendi İngilizcesiyle neyi açıklayabiliyor?” sorusudur.

Giriş: Sorun yapay zekânın varlığı değil, öğrenme kanıtının görünmemesi

İngilizce öğretmenleri için üretken yapay zekâ, aynı anda hem destek hem de belirsizlik anlamına geliyor. Bir öğrenci kelime seçimi, dil bilgisi, konuşma provası veya yazılı geri bildirim için bir AI aracından yararlanabiliyor. Buna karşılık öğretmen; öğrencinin kendi ürettiği bölüm ile araç tarafından oluşturulan bölümü ayırt etmekte, verilen cevabın doğruluğunu kontrol etmekte ve notlandırmayı adil biçimde sürdürmekte zorlanabiliyor.

Bu tablo, İngilizce ödevlerini tamamen yasaklamayı ya da değerlendirmeyi bir AI tespit aracına bırakmayı zorunlu kılmıyor. Daha sağlam çözüm, değerlendirme nesnesini değiştirmek: yalnızca son ürünü değil, öğrenme sürecini ve bu sürece ait kanıtları değerlendirmek.

Türkiye’de bu yaklaşımın güçlü bir karşılığı bulunuyor. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2025–2029 Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı; öğretmen eğitiminden yapay zekâ destekli ölçme-değerlendirmeye, kişiselleştirilmiş öğrenmeden yabancı dil becerilerinin analizine kadar geniş bir çerçeve ortaya koyuyor. Belgede yabancı dil için kelime bilgisi, dil bilgisi, dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini analiz edebilen yapay zekâ destekli uygulamaların yaygınlaştırılması öngörülüyor. [4]

“Öğretmenlerin yapay zekâ destekli ders tasarımı yetkinliklerinin artırılması için yapay zekâ ile desteklenen pedagojik süreçlere uyum sağlamalarını ve bu teknolojileri etkili biçimde kullanmalarını sağlamaya yönelik hizmet içi eğitim programları planlanacak.” — Millî Eğitim Bakanlığı, Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı (2025–2029) [4]

Dolayısıyla 2026’da İngilizce öğretmeninin ihtiyacı yalnızca yeni bir araç listesi değildir. İhtiyaç, AI’ın hangi aşamada, hangi amaçla ve hangi sınırlarla kullanılacağını belirleyen pedagojik bir değerlendirme tasarımıdır.

2026’nın ortak eğilimi: AI öğretmenin yerine değil, öğretmen rehberliğinde

Güncel ELT tartışmaları dört eğilimin etrafında birleşiyor. İlk olarak AI, ders planlama, materyal hazırlama, konuşma provası ve yazılı geri bildirim gibi işlerde öğretmeni ve öğrenciyi destekleyen bir yardımcı olarak konumlanıyor. İkinci olarak AI okuryazarlığı; bir araca komut yazabilmenin ötesine geçerek çıktıyı doğrulama, yanlılığı fark etme, kişisel veriyi koruma ve öğrencinin kendi sesini muhafaza etme becerilerini içeriyor. Cambridge English, özellikle AI çıktılarındaki hataların, yanlılıkların ve göreve uygunsuz önerilerin eleştirel biçimde kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor. [5]

Üçüncü eğilim, otantik ve biçimlendirici değerlendirmeye dönüş. Pearson’ın 2026 dil öğretimi değerlendirmesinde öne çıkardığı gibi, iyi bir değerlendirme yalnızca dili test etmemeli; öğrencinin dili gerçek iletişim görevlerinde kullanabilme becerisini de görünür kılmalı. Öğrencinin ilerlemesini küçük ve anlamlı adımlarla izlemek, geri bildirim vermek ve gelişimi belgelemek bu nedenle önem kazanıyor. [6]

Dördüncü eğilim ise insan merkezlilik. UNESCO, eğitimde üretken yapay zekâ için veri gizliliği, yaşa uygunluk, etik doğrulama ve pedagojik tasarım ilkelerini öne çıkarıyor. AI’ın eğitimde anlamlı bir yere sahip olabilmesi, hız veya otomasyon kadar güvenli, adil ve insan merkezli kullanılmasına bağlı. [7]

Bu eğilimler, İngilizce öğretmenine şu pratik ilkeyi öneriyor: AI son cevabı üretmesin; öğrencinin düşünmesini, denemesini, kontrol etmesini ve düzeltmesini desteklesin.

Üründen sürece geçiş: Dört aşamalı sınıf modeli

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İngilizce Dersi Öğretim Programı, performans, yeterlik ve süreç odaklı ölçme-değerlendirmeyi; öğrenme çıktıları için süreç bileşenlerinin deneyimlenmesini; yazma becerisinde planlama, uygulama, geri bildirimle yeniden yazma ve metni geliştirme adımlarını vurguluyor. Program ayrıca teknoloji ve AI tabanlı araçların yaşa, seviyeye, bağlama ve öğrenme amacına uygun kullanılmasını ele alıyor. [8]

Bu çerçeveyi sınıfa taşımak için her AI destekli görev dört aşamada tasarlanabilir.

1. Planlama: Öğrenci neyi ve kimin için üreteceğini açıklasın

Görev, “İngilizce bir metin yazın” kadar genel olmamalı. Öğrencinin amacı, hedef kitlesi, iletişim bağlamı, hedef kelimeleri ve kullanacağı dil yapılarını önceden belirlemesi istenmeli. Örneğin öğrenci, okulunu yabancı ziyaretçilere tanıtan kısa bir İngilizce rehber hazırlayacaksa hedef kitlesi, metnin işlevi ve başarı ölçütleri baştan açıkça yazılabilir.

Bu aşamada AI kullanılacaksa araçtan doğrudan metin yazması istenmemeli. Öğrenci, “Bana cevabı ver” yerine “Bu görev için üç farklı fikir öner; son kararı ben vereceğim” gibi bir komut kullanabilir. Öğretmen için kanıt, AI ekran görüntüsü değil; öğrencinin seçtiği fikri neden seçtiğini açıklayan kısa plan notudur.

2. Üretim: İlk taslak öğrencinin düşünmesini göstermeli

Öğrencinin ilk taslağı, son derece kusursuz olmak zorunda değildir. Tam tersine, öğrenme açısından değerli olan; öğrencinin hangi kelimeleri bildiğini, hangi yapıları denediğini ve nerede desteğe ihtiyaç duyduğunu görebilmektir. Bu nedenle ilk üretimin en azından bir bölümü sınıfta, kısa süreli ve öğrencinin kendi çalışmasıyla oluşturulabilir.

AI’dan yararlanılmasına izin verilen görevlerde bile öğrenciden önce kendi cümlelerini kurması istenebilir. AI daha sonra alternatif ifade, kelime önerisi veya dil bilgisi açıklaması sunabilir. Pearson’ın önerdiği “metni baştan yazdırmak” yerine “üç hatayı bul ve nedenini açıkla; metnin tamamını yeniden yazma” yaklaşımı, öğrencinin düzeltme sorumluluğunu korur. [6]

3. Doğrulama: AI çıktısı doğru kabul edilmemeli

AI, kulağa doğal gelen ancak bağlama uymayan bir ifade üretebilir; dil bilgisi açıklaması eksik veya bilgi hatalı olabilir. Bu nedenle doğrulama, görevin ayrı bir öğrenme adımı olarak tasarlanmalıdır. Öğrenci AI’ın önerisini güvenilir bir sözlük, ders materyali, öğretmen geri bildirimi veya başka bir güvenilir kaynakla karşılaştırabilir.

Pratik bir yöntem, öğrenciden üç sütunlu kısa bir kayıt istemektir: “AI’ın önerisi”, “Benim kontrolüm” ve “Son kararım”. Öğrenci burada bir öneriyi neden kabul ettiğini, neden değiştirdiğini veya neden reddettiğini yazabilir. Böylece öğretmen, yalnızca son cümleyi değil, öğrencinin eleştirel karar verme becerisini de değerlendirir.

4. Revizyon ve yansıtma: Öğrenme son üründe değil, değişimde görünür

Son taslak, ilk taslağın düzeltilmiş bir kopyası olmamalı; öğrencinin geri bildirimle neyi değiştirdiğini görünür kılmalıdır. Öğrenciden iki veya üç önemli değişikliği işaretlemesi ve her değişiklik için kısa bir açıklama yazması istenebilir: “Bu kelimeyi değiştirdim çünkü…”, “Bu cümle yapısını seçtim çünkü…”, “AI’ın önerisini kullanmadım çünkü…”.

Son adım olarak kısa bir sözlü savunma veya bireysel yansıtma eklenebilir. Öğrenci, hazırladığı metni bir arkadaşına anlatabilir, seçtiği bir dil yapısını açıklayabilir veya metnindeki bir cümleyi farklı bir bağlamda yeniden kurabilir. Bu, yazılı ürün ile gerçek dil kullanımı arasındaki bağlantıyı güçlendirir.

Sınıfta uygulanabilecek örnek görev

Görev: “Welcome to Our School” başlıklı, yabancı bir ziyaretçiye yönelik 150–180 kelimelik İngilizce okul rehberi ve 60 saniyelik sesli tanıtım hazırlayın. Metinde okulun en az üç özelliğini, iki yönlendirme ifadesini ve bir öneri cümlesini kullanın.

Bu görev A2–B1 düzeyine uyarlanabilir. Daha düşük düzeyde cümle kalıpları ve kelime bankası sağlanabilir; daha yüksek düzeyde öğrenciden hedef kitleye göre üslup seçmesi ve kültürel bir açıklama eklemesi istenebilir.

Aşama: Planlama

  • Öğrenci kanıtı: Hedef kitle, amaç, kelime ve yapı listesi.

  • Öğretmenin odağı: Görevin iletişimsel amacı.

  • AI’ın izin verilen rolü: Fikir üretme ve soru sorma; nihai seçimi öğrenci yapar.

Aşama: İlk üretim

  • Öğrenci kanıtı: Sınıf içi ilk taslak ve sesli prova.

  • Öğretmenin odağı: Öğrencinin bağımsız dil kullanımı.

  • AI’ın izin verilen rolü: İlk taslaktan sonra sınırlı geri bildirim.

Aşama: Doğrulama

  • Öğrenci kanıtı: “Öneri–kontrol–karar” kaydı.

  • Öğretmenin odağı: Kaynak kontrolü ve uygunluk.

  • AI’ın izin verilen rolü: Hata/alternatif ifade önerme; doğruluk garantisi değil.

Aşama: Revizyon

  • Öğrenci kanıtı: İşaretlenmiş ikinci taslak.

  • Öğretmenin odağı: Geri bildirimle gelişim.

  • AI’ın izin verilen rolü: Açıklama ve karşılaştırma desteği.

Aşama: Yansıtma

  • Öğrenci kanıtı: 3–5 cümlelik öğrenme notu veya kısa sözlü savunma.

  • Öğretmenin odağı: Öğrencinin kendi sesini ve kararını açıklaması.

  • AI’ın izin verilen rolü: Öğrencinin yerine açıklama yapmaz.

Bu modelde AI kullanımı görevin amacı değildir. Amaç, öğrencinin İngilizceyi gerçek bir iletişim bağlamında kullanması ve kullandığı desteği eleştirel biçimde yönetmesidir.

Basit ve savunulabilir bir değerlendirme rubriği

Her okul kendi ölçütlerini ve ağırlıklarını belirlemelidir. Aşağıdaki taslak, AI destekli bir görevin yalnızca son metne indirgenmesini önlemek için kullanılabilir.

  • İletişimsel amaç

    • Başlangıç düzeyi: Mesaj ve hedef kitle belirsizdir.

    • Gelişen düzey: Amaç kısmen anlaşılır.

    • Beklenen düzey: Mesaj hedef kitleye uygundur.

    • İleri düzey: Mesaj açık, etkili ve bağlama duyarlıdır.

  • Dil kullanımı

    • Başlangıç düzeyi: Kelime ve yapı kullanımı sınırlıdır.

    • Gelişen düzey: Hatalar anlamı zaman zaman etkiler.

    • Beklenen düzey: Hedef yapılar çoğunlukla doğru ve anlaşılırdır.

    • İleri düzey: Dil seçimi doğru, çeşitli ve anlamlıdır.

  • Süreç kanıtı

    • Başlangıç düzeyi: Plan veya taslak kaydı yoktur.

    • Gelişen düzey: Sürecin bazı adımları görünürdür.

    • Beklenen düzey: Plan, ilk taslak, kontrol ve revizyon kaydı vardır.

    • İleri düzey: Öğrenci kararlarını kanıtlarla açıklayabilir.

  • AI okuryazarlığı

    • Başlangıç düzeyi: Çıktı sorgulanmadan kullanılmıştır.

    • Gelişen düzey: Bazı öneriler kontrol edilmiştir.

    • Beklenen düzey: Öneriler güvenilir kaynaklarla karşılaştırılmıştır.

    • İleri düzey: Öğrenci hata, yanlılık, uygunluk ve veri gizliliği boyutlarını tartışabilir.

  • Yansıtma ve öğrenci sesi

    • Başlangıç düzeyi: Öğrenci yaptığı değişiklikleri açıklayamaz.

    • Gelişen düzey: Birkaç değişikliği adlandırır.

    • Beklenen düzey: Önemli değişikliklerini ve nedenlerini açıklar.

    • İleri düzey: Kendi öğrenme stratejisini ve sonraki hedefini net biçimde ortaya koyar.

Bu rubrik, “AI kullandı mı, kullanmadı mı?” sorusunu tek başına notlandırmaktan daha anlamlıdır. Çünkü ölçülen şey aracın kullanımı değil; öğrencinin dilsel üretimi, eleştirel değerlendirmesi, geri bildirime yanıtı ve öğrenme sorumluluğudur.


Öğretmenin kullanabileceği beş kontrol sorusu

AI’ı bir derse veya göreve dahil etmeden önce öğretmen şu beş soruyu sorabilir:

  1. Bu araç, belirlediğim dil öğrenme amacına gerçekten katkı sağlıyor mu? Eğer araç yalnızca hızlıca bir metin üretiyorsa, görev yeniden tasarlanmalıdır.

  2. Öğrenci, aracın önerisini açıklayabilecek ve gerektiğinde reddedebilecek mi? Öğrenci karar veremiyorsa AI desteği öğrenmeyi güçlendirmek yerine gölgeleyebilir.

  3. Görevde kişisel veri, öğrenci adı, fotoğrafı, ses kaydı veya hassas bilgi paylaşılması gerekiyor mu? Gerekiyorsa veri minimizasyonu ve okulun ilgili politikaları önceliklendirilmelidir. UNESCO, eğitimde GenAI kullanımı için veri gizliliği ve yaşa uygunluğu temel ilkeler arasında sayıyor. [7]

  4. AI çıktısı hangi kaynakla kontrol edilecek? Sözlük, ders kitabı, öğretmen kontrolü veya güvenilir bir kaynak görevin parçası olarak belirlenmelidir.

  5. Öğrenci gerçek bir kişiyle İngilizce iletişim kuracak mı? AI konuşma provası sunabilir; ancak sınıf arkadaşlarıyla etkileşim, öğretmen geri bildirimi ve gerçek iletişim görevin merkezinde kalmalıdır. [5] [6]

Bu sorular, herhangi bir ticari ürünü zorunlu kılmaz. Tersine, öğretmenin pedagojik amacı araçtan önce belirlemesini sağlar.

Kaçınılması gereken üç yaklaşım

İlk olarak, yalnızca AI tespit aracının sonucuna dayanarak not vermek güvenilir bir değerlendirme tasarımı değildir. Tespit sonucu bir araştırma ipucu olabilir; fakat öğrencinin planı, taslakları, sınıf içi performansı ve sözlü açıklaması gibi doğrudan öğrenme kanıtlarının yerini tutmamalıdır.

İkinci olarak, bütün AI kullanımını tek bir yasakla ortadan kaldırmak öğrencilerin ihtiyaç duyduğu AI okuryazarlığını geliştirme fırsatını azaltabilir. Daha etkili yaklaşım; hangi kullanımın serbest, hangi kullanımın sınırlı, hangi kullanımın görevin amacına aykırı olduğunu açıkça öğretmektir. Avrupa Modern Diller Merkezi’nin 2024–2027 “AI for Language Education” projesi de ders planlama, materyal tasarımı, biçimlendirici değerlendirme, intihal ve kopya gibi konuları birlikte ele alan öğretmen rehberliğini öne çıkarıyor. [9]

Üçüncü olarak, AI’ın yazdığı metni öğrencinin kendi çalışması gibi kabul etmek, dil öğrenmesinin en önemli bölümünü görünmez kılar. Öğrenci metni teslim ettiğinde yalnızca “doğru cevap” değil, neyi neden değiştirdiğini ve hangi kararı kendisinin verdiğini de gösterebilmelidir.

İlk hafta için uygulanabilir başlangıç planı

Öğretmenler kapsamlı bir okul politikası beklemeden küçük ve düşük riskli bir görevle başlayabilir. İlk derste öğrenciler AI’ın güçlü ve zayıf yönleri üzerine kısa bir örnek inceleyebilir; aynı soruya verilen iki AI yanıtındaki doğruluk, doğallık ve uygunluk farklarını tartışabilir. İkinci derste öğrenciler kendi hedeflerini ve ölçütlerini yazarak kısa bir ilk taslak oluşturabilir. Üçüncü derste seçilmiş bir AI desteğiyle önerileri kontrol eder, güvenilir kaynaklarla karşılaştırır ve karar kayıtlarını tutar. Dördüncü derste öğrenciler metinlerini revize eder, sesli olarak sunar ve hangi değişikliklerin öğrenmelerine katkı sağladığını açıklar.

Bu dört günlük planın amacı yeni bir teknoloji gösterisi yapmak değil, öğrencinin öğrenme izini görünür kılmaktır. İnternet erişiminin sınırlı olduğu okullarda aynı model kâğıt üzerinde de uygulanabilir: öğretmen önceden hazırlanmış bir AI çıktısını sınıfa getirir; öğrenciler bu çıktıyı düzeltir, kaynakla karşılaştırır ve daha iyi bir İngilizce metin üretir.

Sonuç: Öğretmenin yeni rolü karar tasarımcılığıdır

2026’da İngilizce öğretmeninin rolü, AI’ın ürettiği her cümleyi denetleyen bir “çıktı bekçisi” olmakla sınırlı kalmamalı. Öğretmen; öğrenme amacını belirleyen, görevi gerçek iletişim bağlamına yerleştiren, AI desteğinin sınırlarını çizen, öğrencinin kararlarını görünür kılan ve geri bildirimi öğrenme sürecine bağlayan kişidir.

Türkiye’deki güncel politika yönelimi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin süreç ve performans vurgusu, uluslararası AI okuryazarlığı çerçeveleri ve 2026 ELT tartışmaları aynı noktaya işaret ediyor: İngilizce dersinde değerlendirilecek olan yalnızca ortaya çıkan metin değildir. Öğrencinin planlama, üretme, doğrulama, revize etme ve kendi sesini koruma biçimidir.

AI, bu süreci desteklediğinde öğretmenin yerini almaz; öğretmenin daha anlamlı kanıtlar toplamasına yardımcı olur. İngilizce öğretiminde yapay zekânın sürdürülebilir geleceği de tam olarak burada başlar.

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

©2019, EDUCATION DESIGNER - EĞİTİM TASARIMCISI tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page