top of page

PISA 2025’in AI Mesajı: Öğrenciler Yapay Zekâyı Kullanıyor, Peki Öğreniyorlar mı?

Yazarın fotoğrafı: ufuk solmazlar
ufuk solmazlar
14 Eyl
4 dakikada okunur
Öğrencilerin %52’si AI chatbotlarını öğrenmelerine yardımcı olmak için haftada en az bir kez kullanıyor. 
Öğrencilerin %52’si AI chatbotlarını öğrenmelerine yardımcı olmak için haftada en az bir kez kullanıyor. 

Yapay zekâ artık öğrencilerin eğitim hayatında geleceğe ait bir teknoloji değil. PISA 2025 sonuçları, AI kullanımının öğrenciler arasında sıradan bir öğrenme davranışına dönüşmüş olduğunu gösteriyor.

91 ülke ve ekonomiden 760 binden fazla 15 yaşındaki öğrencinin katıldığı PISA 2025’e göre OECD ülkelerindeki öğrencilerin %46’sı, öğrenmelerine yardımcı olması amacıyla AI chatbotlarını haftada en az bir kez kullanıyor.

Türkiye’de ise kullanım daha yüksek.

Öğrencilerin %52’si AI chatbotlarını öğrenmelerine yardımcı olmak için haftada en az bir kez kullanıyor. Ayrıca Türkiye’de öğrencilerin %44’ü yeni bir konu hakkında ön araştırma yapmak, %34’ü okuması gereken bir metni özetlemek ve %44’ü yazılı ödevlerine taslak hazırlamak için AI kullanıyor.

Özellikle son rakam dikkat çekici: Yazılı ödevlerde AI kullanımı OECD ortalamasında %29 iken Türkiye’de %44.

Ancak PISA 2025’in eğitimciler açısından asıl önemli mesajı AI’ın ne kadar yaygınlaştığı değil.

Asıl mesele öğrencinin AI ile ne yaptığı.

AI kullanmak ile AI’a düşünmeyi devretmek aynı şey değil

PISA verilerindeki en dikkat çekici bulgulardan biri, AI kullanımı ile akademik performans arasındaki ilişkinin basit olmaması.

Metin özetleme, yeni bir konu hakkında araştırma yapma veya yazılı ödev için taslak hazırlama gibi belirli görevlerde AI kullanan öğrenciler, ortalamada bu görevlerde AI kullanmayan öğrencilerden daha düşük fen performansı gösteriyor.

OECD genel değerlendirmesinde farkın yaklaşık 20 PISA puanına ulaşabildiğini ve bunun kabaca bir yıllık okul öğrenimine karşılık geldiğini belirtiyor.

İlk bakışta buradan kolay bir sonuç çıkarılabilir:

“AI öğrencilerin başarısını düşürüyor.”

Fakat PISA bize bunu söylemiyor.

OECD özellikle bu ilişkilerin AI kullanımının düşük performansa neden olduğunu kanıtlamadığını vurguluyor. AI kullanan öğrencilerin özellikleri, AI’ı hangi amaçla kullandıkları ve kullanım yoğunluğu gibi birçok faktör sonucu etkileyebilir.

Daha ilginç olan ise başka bir bulgu.

AI’ı genel olarak “öğrenmeme yardımcı olması için” ölçülü kullanan öğrencilerin performansı, AI’ı çok az veya çok yoğun kullananlardan daha olumlu bir örüntü gösteriyor.

Dolayısıyla eğitimde sormamız gereken soru artık şu olmamalı:

“Öğrenciler AI kullanıyor mu?”

Daha önemli soru şu:

“Öğrenci düşünme sürecinin hangi bölümünü AI’a devrediyor?”

öğrenciler AI ı nasıl kullanıyor?
öğrenciler AI ı nasıl kullanıyor?

Bir İngilizce öğretmeni için bu ne anlama geliyor?

Bir Reading çalışması düşünelim.

Öğretmen öğrenciye bir metin veriyor ve şöyle diyor:

“Metni ChatGPT’ye ver ve özetlet.”

Ortaya muhtemelen oldukça iyi bir özet çıkacaktır.

Ama burada eğitim açısından başka bir soru ortaya çıkar:

Öğrenci ne yaptı?

Ana fikri belirledi mi?

Önemli ve önemsiz bilgileri ayırdı mı?

Metindeki fikirler arasında ilişki kurdu mu?

Kendi yorumunu oluşturdu mu?

Eğer bütün bu bilişsel süreçleri AI gerçekleştirdiyse elimizde daha iyi bir ürün olabilir; fakat bunun daha iyi öğrenme anlamına geldiğini söyleyemeyiz.

Görevi küçük bir değişiklikle yeniden tasarlayalım:

Önce metni sen özetle → AI’dan aynı metni özetlemesini iste → iki özeti karşılaştır → AI’ın atladığı veya yanlış yorumladığı noktaları belirle → kendi özetini yeniden yaz.

Aynı teknoloji kullanılıyor.

Fakat öğrencinin yaptığı zihinsel iş tamamen değişiyor.

İkinci görevde AI öğrencinin düşünmesinin yerine geçmiyor; öğrencinin karşılaştırmasını, değerlendirmesini ve yeniden düşünmesini sağlayan bir araç haline geliyor.

PISA 2025’in belki de daha önemli bulgusu: AI çıktısını değerlendirmek

PISA araştırmasında OECD ülkelerindeki öğrencilerin yaklaşık 10’da 6’sı, okul derslerinde AI tarafından oluşturulan bilginin kalitesini değerlendirmelerini gerektiren çalışmalar yaptıklarını bildirdi.

Bu ayrıntı geleceğin AI okuryazarlığı açısından son derece önemli.

Çünkü öğrencinin yalnızca iyi bir prompt yazabilmesi yeterli değil.

Öğrencinin aynı zamanda AI çıktısına şu soruları sorabilmesi gerekiyor:

Bu bilgi doğru mu?

Kaynak güvenilir mi?

Bir şey eksik bırakılmış olabilir mi?

Başka bir kaynak aynı şeyi söylüyor mu?

AI'ın verdiği cevabı kabul etmek için yeterli kanıtım var mı?

Bu noktada AI kullanımı pasif bir “cevap alma” işleminden çıkıp eleştirel düşünme etkinliğine dönüşebilir.

Tam da bu sırada okuma becerileri geriliyor

PISA 2025’in AI tartışmasını daha önemli hale getiren başka bir sonucu var.

OECD ülkelerinde ortalama okuma performansı 2015 ile 2025 arasında 28 puan geriledi. OECD ayrıca özellikle AI çağında önem kazanan bilgiyi değerlendirme, farklı kaynaklar arasında bağlantı kurma ve okuduğumuz şey hakkında eleştirel düşünme becerilerindeki düşüşe dikkat çekiyor.

Bu durum eğitim açısından önemli bir çelişki yaratıyor.

Öğrencilerin AI ile saniyeler içerisinde metin üretebildiği bir döneme girerken, aynı öğrencilerin üretilen bilgiyi okuma, sorgulama ve değerlendirme becerilerine daha fazla ihtiyaçları var.

Dolayısıyla AI çağında Reading'in önemi azalmak yerine artıyor.

Belki de geleceğin en önemli okuma becerilerinden biri şu olacak:

Bir insanın veya yapay zekânın ürettiği metni eleştirel biçimde değerlendirebilmek.

Türkiye açısından tablo özellikle düşündürücü

Türkiye'nin PISA 2025 sonuçlarında önemli bir başarı da var.

Türkiye, 2022–2025 arasında matematik, okuma ve fen alanlarının üçünde birden performansını artıran az sayıdaki ülke ve ekonomiden biri. Türkiye'deki öğrencilerin %76'sı okumada en az Seviye 2 yeterliliğine ulaşırken OECD ortalaması %69.

Fakat aynı öğrenci grubunda AI kullanımının OECD ortalamasından yüksek olması, önümüzdeki dönem için önemli bir eğitim politikası sorusu ortaya çıkarıyor.

Türkiye'de AI kullanımını engellemeye çalışmak gerçekçi görünmüyor.

Öğrencilerin yalnızca %8'i PISA'da incelenen okul görevlerinin tamamında AI chatbotlarını hiç veya neredeyse hiç kullanmadığını belirtiyor. OECD ortalaması ise %14.

Yani AI zaten sınıfın içinde.

Sorun artık AI'ın sınıfa girip girmeyeceği değil, sınıfta nasıl kullanılacağı.

Öğretmenin yeni sorusu: Bu görevde düşünmeyi kim yapıyor?

AI çağında görev tasarımında kullanılabilecek basit ama güçlü bir kontrol sorusu olabilir:

Bu etkinlikte öğrencinin düşünmesi gereken bölüm hangisi ve AI bu düşünmenin yerine mi geçiyor, yoksa onu güçlendiriyor mu?

Örneğin:

Zayıf görev:“Bu makaleyi AI ile özetle.”

Daha güçlü görev:“Önce üç ana fikri belirle. AI'ın belirlediği ana fikirlerle karşılaştır ve farklılıkları gerekçelendir.”

Zayıf görev:“AI'a B2 seviyesinde essay yazdır.”

Daha güçlü görev:“Essay planını kendin oluştur. AI'dan alternatif bir plan iste. İki planın güçlü ve zayıf yönlerini değerlendir ve kendi planını revize et.”

Zayıf görev:“Bu paragraftaki hataları AI'a düzelttir.”

Daha güçlü görev:“Önce hataları kendin belirle. Daha sonra AI'ın düzeltmeleriyle karşılaştır ve kabul etmediğin bir düzeltmeyi gerekçelendir.”

Buradaki fark teknoloji değil.

Görev tasarımı.

AI'ı yasaklamak yerine düşünmeyi tasarlamak

PISA 2025 bize AI'ın eğitim açısından iyi veya kötü olduğuna ilişkin basit bir cevap vermiyor.

Aslında çok daha değerli bir şey söylüyor:

AI'ın öğrenmeyle ilişkisi, öğrencinin onu nasıl ve ne amaçla kullandığına bağlı.

Bu nedenle okulların AI politikalarının yalnızca “izin veriyoruz” veya “yasaklıyoruz” düzeyinde kalması yeterli olmayacak.

Öğretmenlerin öğrencinin düşünmesini koruyan görevler tasarlaması; öğrencilerin ise AI çıktısını sorgulamayı, doğrulamayı ve gerektiğinde reddetmeyi öğrenmesi gerekiyor.

Çünkü AI çağında eğitimin temel sorusu artık:

“Öğrenciler yapay zekâ kullanıyor mu?”

değil.

Asıl soru şu olmalı:

“Yapay zekâ kullanırken öğrencinin düşünmesi gereken ne kaldı?”

Kaynaklar

OECD (2026). PISA 2025 Results (Volume I): Future-Ready Students. OECD Publishing.

OECD (2026). PISA 2025 Results (Volume I): Türkiye – Country Note. 

OECD (2026). Student school life and beyond – Students' use of artificial intelligence for schoolwork. 

 
 
 

Yorumlar


Abonelik Formu

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

©2019, EDUCATION DESIGNER - EĞİTİM TASARIMCISI tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page